Bir çok çocuğun ortak sorunu olan yemek yememe, anne ve babaları oldukça kızdırır. Fakat uzmanlar, yemek yemek istemeyen çocukları zorlamamanın daha iyi olacağını belirtiyor.
Yemek konusunda inatlaşılan çocuklar, yemek yemek konusunda ki aşırı hassasiyeti gören çocuklar ilerleyen zamanlarda istedikleri hertşeyi yaptırabilceklerini zannediyor ve ilerki yaşlarda ebevynler ile arasında sorun çıkıyor. Çocukların doğru beslenme şekli ailenin masa konuşma ve yemek yeme şeklinden oluşuyor. Çocuklarınıza yemek yemesi için belli bir saat koyun ve bu saat arasında onu sert bırakın kendinin yemesini sağlayın. Yemek saatinin yarım saati geçmemesi gerekiyor. Uzmanlar yemek seçen çocuklar için anne ve babaların, çocuklarının arkadaşlarını evine çağırmalı ve toplu yemek yenirken çocuğunuzun diğer besinleri yemesi daha kolay olacağını belirtiyor. Çocukluk döneminde bir gıdaya takılı kalan pek çok çocuk olur. Bu durum bazen uzun sürse de geçicidir. Çocuğunuzun bu durumu çabuk atlatmasını istiyorsanız, ona farklı şekilde farklı yiyecekler sunmayı deneyin.
Her çiftin normali, farklılık gösterebilir!
Özellikle cinsel yaşamda hayal gücünü çok üstün şekilde tutabilen ve gittikçe hayal gücünü genişletebilen insanlar, özellikle bu konular hakkında normal kurallara saygılı olmuyor. Özellikle normal kuralları cinsel yaşamda insanlar belirlerken, her insanın çiftinin isteğine göre kendi yaşamanı belirlemesi gerekiyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Berfu Günel Akbaş gerçekleştirdiği açıklama ile birlikte; “Cinsellikte şu kadar sıklıkla ilişkiye girmelisiniz, normal olan kurallar şunlardır gibi önerilerimiz yok. Her çiftin bir ritüeli vardır. Yani kimi çift haftada bir kere ilişkiye girmekten hoşlanır, kimi ayda 3 kez… Her iki örnekteki çift için de bir sıkıntı yoksa biz buna çok az diyemeyiz. Eşlerden birinin sıkıntısı var diğerinin yoksa bunun için doktora geliyorlarsa ortak nokta bulmalarına yardımcı oluyoruz. Ancak eskiye oranla çiftlerin sorunlarında azalma var. Eskiden sorun kronikleştiği için çözmek de zor oluyordu. Çünkü cinsel sorun, ilişki sorununa dönüşüyordu. Yani eşlerini arası bozulmuş oluyordu. Sorun büyümeden geldiklerinde çok daha kolay oluyor. Cinsel sorunların çözümü için doğru bilgilendirme çok önemli. Özellikle anatomi konusunda bilgi akışının daha ilk öğretimde başlaması gerekir.” dedi.
Evlilik seks hayatını bitiriyor!
Evlilik seks hayatının açısından pek faydalı görülmezken, İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre evlenmeden önce ortalama 4 defa cinsel ilişki yaşayan kişilerin evliliğin ardından sonra haftada bir defa cinsel ilişki yaşadığı bildirildi. Evlenen her 10 çiftten 6′sı bu bulguyu doğrularken, evlenen çiftlerin sevgiliden çok arkadaş gibi yaşadıkları bulgusuna ulaştı.
Araştırmaya göre evlenen çiftlerin bu sorunu yaşamalarının asıl sebebi çiftlerin heyecanını ve neşesini kayıp etmesi bulgusu olarak gösterilirken, anket sonucu çiftlerin %59’u seks hayatılarının evlilik ile sona erme noktasına geldiğini belirtti.
Ayrıca sonuçlar 10 çiftten 8’inin devamlı olarak aynı yerde, aynı zamanda ve aynı pozisyonda seks yaptığını gösterdi. Çiftlerin %79’unun iyi bir gece uykusunu zahmetli ve yorucu sekse tercih ettikleri anlaşıldı.
Çocuklarda parmak emme alışkanlığı
Belli bir yaşa kadar parmak emmesine izin verilen çocuklar, 2.5 ile 3 yaşlarından itibaren parmak emmesini engellemek gerekiyor. Bu amaçla çocuğun ağzına özel olarak protezler yapılabilecekken, gerekirse psikolojik desteklerin alınması gerektiği de bildirilirken sonuç olarak altıncı aydan sonra bebeğin ağız ve diş bakımının başlanmasına gerektiği bildiriliyor.
Dişleri kaşındığı için ilk altı aylık dönemde çocuğun parmağını emmesi oldukça normal olarak karşılanabilecekken, 2.5 ile 3 yaşlarından itibaren bu işlemin kalp, böbrek ve romatizmal rahatsızlıkları beraberinde getirebileceği belirtiliyor. Çocuğun süt dişlerinin sağlığının ilerleyen gençlik dönemlerinde daimi dişlerin sağlığı için oldukça gerekli olduğunu bildiren yetkililer, açıklamasının sonunda ise parmak emme sıklığı gittikçe artıyor ve ilerleyen yaşlarda devam ediyorsa çocuğunuzun ilerleyen dönemlerde sigara tüketimi gerçekleştirebileceğini belirtiyor.
İdrar yolu enfeksiyonları böbrek yetmezliğine gidebiliyor
Çocukların yüzde 1-2′sinde görülen idrar yolu enfeksiyonu ciddiye alınması gereken en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Erken tanı ve tedavi yapılamazsa, böbrek yetmezliğiyle bile sonuçlanabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ferruh şimşek çocukluk çağındaki idrar yolu enfeksiyonlarının çok iyi araştırılması konusunda aileleri uyarıyor.
İdrar yolu enfeksiyonları çocukların sağlığı açısından en fazla dikkat edilmesi gereken sorunların başında geliyor. Özellikle yüksek ateş söz konusu olduğunda idrar yolu enfeksiyonlarının da muhakkak akla getirilmesi ve bu yönde de inceleme yapılması gerekiyor. Ateşin yanı sıra, ateş, üşüme, bulantı, kusma, karın, sırt ağrısı, huzursuzluk gibi belirtiler de idrar yolu enfeksiyonlarında sıklıkla gözleniyor.
Kalıcı hasara yol açıyor
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek, idrar yolu enfeksiyonlarının çocuğun üriner sisteminde yaşamı tehdit edici ve kalıcı hasara neden olabileceğini belirtiyor. Bu tip enfeksiyonlarda çocuğun mümkün olduğu kadar çabuk tedavi edilmesinin gerekliliğinin altını çizen Prof. Dr. Ferruh Şimşek, şöyle devam ediyor: “Çocuk ürolojisi bugün üroloji biliminin en önemli ana dallarından biridir. Tüm çocukların böbrek, idrar yolları, genital organlarının gelişimi, anormallikleri ve bu sistemleri tutan her türlü hastalıklar çocuk ürolojisinin kapsamına girer. Çocuk üroloğu çocuğu daha anne karnındayken izlemeye başlar ve ergenlik yaşının sonuna kadar ortaya çıkan her türlü sorunla ilgilenir. Çocuklardaki üriner sistem enfeksiyonlarını erişkinlerden ayrı bir problem olarak değerlendirmek gerekir. Çocukta enfeksiyon tek başına bir hastalık olarak kabul edilmez. Mutlaka buna yol açan, altta yatan bir neden araştırılmalıdır. Çoğu kez üriner sistem yani böbrekler ve idrar yollarında var olan bir anormallik veya bir rahatsızlığın sonucu enfeksiyon olur. O halde sadece ilaç vererek enfeksiyonu ortadan kaldırmak yetmez. Eğer altta yatan neden araştırılıp tedavi edilmezse enfeksiyon tekrarlayacaktır.”
Enfeksiyon tipleri
Çocuklardaki üriner enfeksiyonlar; sistit dediğimiz idrar kesesi iltihaplanmaları veya pyelonefrit dediğimiz böbreğe ulaşan enfeksiyonlar şeklinde olabiliyor. Gereğince tedavi edilmezse ileride böbreklerde hasara yol açan sorunlar gündeme gelebiliyor. Prof. Dr. Ferruh Şimşek çocuklarda görülen tıbbi adı vezikoüreteral reflü olan idrarın geri kaçış sorununun da çocukluk çağında ciddi sorunlara neden olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“İdrar bir kez böbreklerden mesaneye girdi mi artık bir daha idrar borularına ve böbreklere geri kaçmaz. Bunu sağlayan mekanizma idrar borularının mesaneye giriş yerlerindeki yapılarının taşıdığı özelliklerdir. Aynı su depolarındaki check valflar gibi. Ancak çocukların bazılarında doğuştan bu yapılarda anormallikler olur ve idrar geri kaçak yapar. Bunun en önemli bulgusu da tekrarlayan idrar yolları iltihaplanmalarıdır. Bu enfeksiyonlar böbreğe ulaştığında yüksek ateşle seyreder ve böbreklerde hasarlara yol açabilir.
Tekrarlayan enfeksiyonları olan çocukların yüzde 30-50′sinde, bu kaçak, çeşitli derecelerde saptanabilir. Eğer kaçak araştırılıp giderilmezse sorun ortadan kalkmaz ve çocuk bir risk altında büyür. Bugün ülkemizde böbrek nakli ve kronik dializ gerektiren hastalıkların başında, zamanında tespit edilip tedavisi sağlanmamış böbrek enfeksiyonlarına bağlı olarak oluşmuş böbrek hasarları gelmektedir. Batılı ülkelerde zamanında tedaviler ve taramalar yapıldığı için bu tablolar sıralamada ilk yerleri tutmazlar. Çocukken sorunu saptayıp gidermek daha kolay ve tabii ki, dializ ve böbrek nakline göre çok daha ucuzdur.”
İdrar kaçırmaları
Hem çocuğu hem de aileyi olumsuz etkileyen sağlık sorunlarından birini de idrar kaçırmaları oluşturuyor. Bazen yalnızca gece işemeleri şeklinde görülen idrar kaçırmalarında genellikle üriner sistem anormalliği görülmüyor.
Ama çocuk gündüzleri de idrar kaçırıyorsa, özellikle mesanenin çalışması açısından bir anormalliğin akla getirilmesi gerekiyor. Bu çocukların sık tuvalete gittiklerini, aniden sıkıştıklarını, tuvalete yetişene kadar damla damla ıslattıklarını belirten Prof. Dr. Ferruh Şimşek, “Aile genellikle bu durumu oyuna dalma veya tembellik etme gibi yorumlayıp çocuktur diye üzerinde durmaz. Oysa bu çocukların mesaneleri anormal ve kontrolsüz çalıştığı için bu durum meydana gelmektedir. Mesanenin yüksek basınçlarla anormal çalışması bazı durumlarda böbreklere de zarar verecek niteliktedir” uyarısında bulunuyor.
Genital anormallikler
Peniste idrar deliğinin normal yerinde açılmaması (hipospadias, epispadias), testislerin torba içine inmemiş olması, genital organlarda gelişme gerilikleri, peniste eğrilik, gömülü penis,genital anormallikler grubuna girer. Bu sorunların çocuk daha bilincini tam kazanmadan doğru şekilde saptanması ve giderilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ferruh Şimşek, “Aksi halde hem genel sağlığı bozulacak hem de psikolojik olarak çok olumsuz etkilenecektir. Bu sebeple vakit geçirmeden tam teşekküllü bir merkeze başvurarak, sorunu bir an önce çözmek gerekir” dye ekliyor.
Deri altı implantı ile 3 yıl koruma
Doğum kontrol yöntemleri arasında bulunan deri altı implantı, 3 yıl boyunca yüksek oranda kadınların korunmasını sağlıyor. Tek çubuklu doğum kontrol implantı deri altına yerleştiriliyor ve biyolojik olarak parçalanmıyor.
İmplanon’un uzunluğu 4 cm, çapı ise 0.2 cm’dir. Deri altı implantı, bu konuda bilgili olan kişiler tarafından yerleştirilmelidir. Bu çubuk etonogestrel isimli bir progestajen hormon salgılar ve bu hormon desogestrel isimli bir hormonun aktif bir metabolitidir.
Deri Altı İmplantı Uygulanması
Kolunuzun iç kısmı solüsyon yardımı ile iyice temizlenir. Lokal anestesi uygulanarak çubuk kolun iç kısmına yerleştirilir.
Uyarı ve Önlemler
Hamile ve emziren kadınlarda kullanılması sakıncalıdır. Göğüs kanseri olan kadınlar, mutlaka uzman bir doktora danışmalıdır. Diyabetik, tromboz, cerrahi veya immobilizasyon durumlarına karşı dikkat etmekte fayda var.
Deri Altı İmplantı Yan Etkileri
Ciltte sivilce, göğüs hassasiyeti, alopezi, baş ağrısı, libido ve kilo artışı yapabilir. 3 yıldan fazla kullanılması önerilmez. Hasta 3 yıl içinde istediği zaman implantı çıkartabilir.
Çocuklarda alt ıslatma problemi nedenleri
Çocukların gece yada gündüz sürekli alt ıslatmalarının nedeni bir hastalık olabilir. 5 yaşını doldurmuş bir çocuk istem dışı altını ıslatıyorsa Enürezis hastalığı kapınızda demektir. Enürezis hastalığı; mesane kapasitesinin düşük olması, uyanmada güçlük çekme, gece idrar üretiminin fazla olması gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Çocuklar bu nedenle haftada en az 2 defa uykularında altlarını ıslatırlar.
Enürezis hastalığına erkek çocuklarında daha sık rastlanmaktadır. Genetik nedenlerden dolayı erkek çocukların Enürezis olma riski kız çocuklarına göre daha yüksektir.
İdrar konsantrasyon bozuklukları, tiroid bozuklukları, üriner sisteminin yapısal bozuklukları, bazı enfeksiyonlar, idrartorbası hastalığı veya dikkat eksikliği çocukların idrar kaçırmalarında önemli rol oynayan diğer nedenlerdir.
Alınması Gereken Önlemler ve Tedavi
Bu hastalığın tedavisi için ebeveynlere büyük rol düşüyor. Anne-babanın çocuğu ile kurduğu ilişki tedaviyi olumlu veya olumsuz etkileyebilmektedir. Çocuğunuza sevginizi gösterin.
Alınması gereken önlemler arasında, çocuk gece uyumadan önce mutlaka tuvalete çıkarılmalıdır. Çocuğunuz sabahları altını ıslatmadan kalktığı zaman onu ödüllendirin. Ödüllendirme yöntemi Enürezis hastalığını yenmede son derece önemlidir. Bu yöntem çocuğunuzun kendisine olan güvenini kazanmasını sağlayacaktır.
Doğum kontrolü hakkında yanlış bilinenler
Hamileliği önlemek için yapılan bazı davranışlar hakkında doğru bilinen yanlışlar var! Cinsel birleşme sonrasında gebe kalma riskini en aza indirmek için yaptıklarınızın pek bir faydası olmayabiliyor. Gebe kalma riskini en aza indirmek için uzman doktorlardan tavsiyeler alınmalıdır. Kulaktan dolma bilgiler sizi yanıltmasın. Hem sadece yanılmakla kalmıyor bazı sağlık sorunları da yaşabiliyorsunuz.
Vajina yıkanırsa gebe kalınmaz!
Cinsel birleşme sonrasında vajinanın yıkanması yanlış bir davranıştır. Bu uygulama gebe kalmanızı önlemenin aksine sizin sağlığınızı tehlikye atar. Boşalma sonrasında spermler rahim içine girer. Fakat vajina yıkansa bile bu uygulama sizi gebe kalma riskinden korumaz.
İlk ilişkide hamile kalınmaz!
İlk ilişkide hamile kalınmaz diye bir şey yok. Eğer kadının yumurtlama dönemine denk gelen bir ilişki ise hamilelik riski yüksektir. Kızlık zarının yırtılıp kanaması hamileliği önlemez.
İlişkiden sonra ayağa kalmak
Birçok çift cinsel birleşme sonrasında ayağı kalktığında gebeliği önleyeceğini düşünüyorlar. Buda yanlış bilinenler arasında. Bu yöntem gebelik riskini düşürebilir doğru ama tamamen engellendiği söylenemez. Ayağa kalkmak spermin vajina içine girişini engellemez. Mutlaka rahim içinde bir miktar meni kalır ve bu meni gebelik için yeterlidir.
İsteksiz kadın hamile kalmaz!
Çok eskiden beri bilinen bir diğer yanlışta kadının orgazm olmamasında gebe kalmayacağıdır. Kadın orgazm olduğu zaman rahim duvarındaki kaslar kasılır ve spermin rahme girişi kolaylaşır. Bu nedenle birçok kadın orgazm olmayı reddeder. Ancak bu yönteminde hiç bir doğruluğu yoktur. Kadın orgazm olsada olmasa da gebelik riski bulunur.
Erkeklerde kısırlık nedenleri ve tedavisi
Çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin en büyük sorunudur, kısırlık. Kadınları olduğu kadar erkekleride esir olan bu soruna gelişen teknoloji ile çare var! Çocuk sahibi olamayan çiftlerin öncelikle iyi bir araştırmadan geçmesi gerekiyor. Erkekteki kısırlığın nedeni araştırılarak neden bağlı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.
Erkekte kısırlık nedenleri
Erkeklerin çocuk sahibi olmasını engelleyen problemlerin başında sperm sayısının düşüklüğü ve spermlerin yavaş hareket etmesi gelir. Yumurtayı dölleyebilmek için gerekli miktardan az ve düzgün şekillenmeyen spermler çocuk sahibi olmanızı engeller. Spermlerin dışarıya çıkmasını engelleyen kanal tıkanıkları kısırlık nedenidir.
Doktorunuz ile ayrıntılı bir görüşme yaparak bazı testler sonucunda çocuk sahibi olmanızı engelleyen neden bulunmalıdır. Bunun için yapılan testler ise şunlardır;
Sperm Testi (Sperm Tahlili, Spermiogram)
Her doktor mutlaka sizden sperm testi isteyecektir. Erkeğin orgazm olduğunda dışarıya çıkan sıvı(meni), spermi besleyerek korur. Meninin toplanıp incelenmesi sonrasında spermlerin miktarı ve kalitesi ölçülür. İlişki sırasında kondom kullanarak yada mastürbasyonla steril bir kap içine meniyi toplayarak doktorunuza vereceksiniz. Doktorunuz da bu menin incelenmesini sağlayacaktır.
İncelenen menide;
Hareket eden spermlerin yüzdesi (hareketlilik),
Erkeğin ne kadar çok meni verdiği (hacim),
Spermlerin şekilleri düzgün mü? (morfoloji)
Meninin her mililitresindeki sperm sayısı (konsantrasyon),
Üreme sisteminizde bir enfeksiyon olup olmadığı,
Meni örneğindeki toplam sperm sayısı (toplam sayı) ortaya çıkacaktır.
Sperm testinin farklı bir zaman da tekrarlanması istenebilir. Bunun nedeni, farklı zamanda farklı sonuçlara ulaşılabilmesidir. İkinci testin ardından kesin sonuç elde edilir. Sperm testinden önce 2-5 gün arası hiç bir şekilde ilşkiye girmemeniz veya mastürbasyon yapmamanız gerekir.
Hormon Testi
Hormonlar sperm üretimini, seks yapabilme yeteneğinizi ve isteğinizi konrtol ettiği için erkekte hormon testide istenir. Hormonların eksik veya fazla olmasıda problem yaratmaktadır. Erkekte bulunan FSH ve testosteron hormonlarnın doğru seviyede olup olmadığı bu test ile ortaya çıkar. Gerekli görüldüğü durumlarda LH, estradiol veya prolaktin gibi hormon testleride dotorunuz tarafından istenebilir.
Diğer Testler
Çoğu erkekte istenmeyen ama gerekli görüldüğü durumlarda yapılan başka testlerde bulunur. Sperm ve hormon testlerinin normal olmadığı durumlarda istenmektedir. Bunlar;
Vitalite testi( canlı sperm olup olmadığı)
Antisperm antikor testi (spermlerin normal hareketini zorlaştıran antikorlar bağlı olup olmadığı)
Peroksidaz boyaması veya meni kültürü( Meniyi etkileyen enfeksiyonun olup olmadığı)
İleri Testler
Yukarıda saymış olduğumuz testlerin yapılması sonucu problemin nedeni halen öğrenilemediyse;
Hipoozmotik şişme testi (spermin dış zarı sağlam mı hasarlı mı?)
Bilgisayarlı sperm tahlili (spermleriniz gerektiği gibi hareket ediyor mu?)
Sperm DNA tetkiki (spermlerinizde aşırı miktarda DNA hasarı veya kırılganlığı var mı? ) testleri yapılır.
Genetik Test
Erkekteki sperm sayısının çok az yada sıfır olması durumda Genetik Test yapılır. Bu test, sperm üretmenizi engelleyen bir anormallik olup olmadığını görmek için yapılmaktadır. Spermlerinizde kromozom var mı, kromozom arızası var mı ve sperm kanallarınız tıkalı mı? diye bilgi veren bir testtir.
Erkekte Kısırlık Tedavisi
Doktorun isteyeceği bu testler sonucunda erkeklerdeki sorunun ortadan kaldırılması sağlanır. ilaç tedavisi, mikrocerrahi, endoskopi uygulanabilir. Sorun kesin olarak ortadan kaldırılamasa bile kısmen düzelme sağlanır ve üreme tekniklerinden yüksek başarı elde edilebilir. Erkeğin laboratuarda hazırlanan spermleri aşılama yöntemi ile kadına verilir. Daha ileriki sorunlar için ise mikroenjeksiyon (tüp bebek) uygulaması son çaredir.
Erkeklerde doğum kontrol yöntemi
Bebek sahibi olmak istemeyen yada henüz vaktin erken olduğunu düşünen çiftler, doğum kontrol yöntemlerinden faydalanırlar. Ülkemizde doğum kontrol yöntemleri genellikle kadın ağırlıklıdır. Gebe kalma korkusu yaşamak istemeyen kadınların birçoğu kordon bağlatmayı tercih ederler. Ama artık kordon bağlama işlemi erkeklere de uygulanıyor.
Yurt dışında yaygın olan bu yöntem artık Türkiye’de de uygulanıyor. Gebe kalma korkusu yaşamayan çiftler, daha kaliteli bir cinsel ilişki yaşıyorlar. Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı, erkelerde kordon bağlatma yöntemini açıklıyor:
“Erkeklerde doğum kontrol yöntemi olan tüplerin bağlanması (vazektomin), bebek sahibi olmak istemeyen çiftler için çok etkili bir yöntem. Bu yöntemle gebe kalma riski neredeyse hiç yok. Ülkemizde prezervatif, doğum kontrol hapları, geri çekme, takvim yöntemi, spiral(rahim içi araç) gibi yöntemler daha sık uygulanmaktadır. Bazı kadınların ilaç kullanmayı reddettikleri gibi erkelerde prezervatifi tercih etmiyorlar. Diğer yöntemlere göre kordon bağlanması oldukça avantajlı.
Erkeklerde kordon bağlama yöntemi nasıl uygulanıyor?
Uzun yıllardır kadınlarda uygulanan bu yöntem genel anestezi altında yapılmaktadır. Oysa ki erkeklerde bu işlem lokal anestezi ile uygulanıyor. Bu yöntem sonrası erkeklerin hastanede yatması da gerekmiyor. Oldukça basit olan bu işlem dikkatli bir hekim tarafından hijyenik bir ortamda yapılmalıdır. Ameliyatta sperm kanalının sperm geçmesine engel olacak şekilde kesilir ve bağlanır.
Tür erkekleri bu yöntemi pek bilmiyor, bilenler ise cinsel yaşamlarında sorun olacağı korkusu ile tercih etmiyorlar. Bu yöntemi genellikle 40 yaş üzeri erkekler ve daha önceden çocuk sahibi olmuş artık çocuk istemeyenler tercih ediyor.